11 Kasım 2013 Pazartesi

Emlakçılık

Emlakçılık

Eğer  ev-arazi-bağ -bahçe alıp satabilecek maddi imkanı olan geniş bir çevreniz varsa emlakçılık en iyi işlerden birisidir. Bu işte başarılı olabilmek için sosyal olmak gereklidir.  Müşteriniz olma potansiyeli olan kişilerle olan iyi diyaloğunuz size para kazandırır.  Ayrıca interneti de etkili kullanmak gerekir. Emlak arayanların ilk başvurduğu yer internettir ( yeni kuşak için )

Bu işe başlamak için masa, koltuk telefon ve interneti olan bir bilgisayar yeterlidir.  Hafta bir iki yerin alım satımında bulunabilirseniz bile çok iyi bir gelir kapısıdır.

Öyle çok büyük arsa arazi ev işlerini şanslı olanlar yapsın . Biz biraz mütevazi davranalım. Haftada bir adet 150 – 200bin TL arasında  ev ile 200 ile 250 bin TL arası bir arazi satımına aracılık ettiğinizi var sayalım. Ortalama bir emlakçı bu kadarlık bir iş çıkartabilir. Dediğim gibi bu bir ortalama. Yani 3 hafta boş oturup ayın son haftası 7 – 8 gayrimenkule de aracılık etseniz yine üç aşağı beş yukarı dediğim haftalık aracılığa ulaşmış olursunuz.

Peki bu kadar bir aracılık ile elinize ne geçer , en az 5000 TL alırsınız. Bunu aya çevirirseniz 20.000 TL bir kazanç söz konusu.  Riskiniz yok, yatırımınız koltuk masa bilgisayar telefon.  
En büyük gideriniz ise aracınızın yapacağı kilometre. Yani ayda 2000 km dolaşan aktif bir emlakçının aylık benzin gideri 500 – 600 TL arasında olur. Ama bu elde edeceği gelirde deve de kulak kalır.

Ayrıca ev kiralamalarda yapacağınız aracılık ile bir aylık ev kirası size kalıyor. Bu kiralama araçlığında bile 3- 5 bin aylık geliriniz olur.

Yani ortalama sosyal bir insan,  diğer insanlarla olan ilişkisini geliştirerek, araştırmacı olarak bu işten ayda 20 – 25 bin kazanabilir. Kaldı ki büyük sanayi arsalarına senede 1 – 2 defa aracılık etme şansınız olursa ekstradan seneden 50 -60 bin TL aracılık alırsınız.
Yine tekrar ediyorum, sosyal çevre ( maddi durumu ortanın üzerinde olan ) buna bağlı sosyallik düzeyiniz  ve araştırmacılığınız çok önemli.


Eğer böyle bir karakteriniz varsa ve yatırım yapabilecek maddi imkanların az ise ( diğer bir değişle az yatırımı olan bir iş düşünüyorsanız ) emlakçılık iyi bir tercih olabilir.

6 Kasım 2013 Çarşamba

Hazır Beton Tesisi Kurmak

Hazır Beton  Tesisi Kurmak

Konuyu biraz değiştirelim, hep gıda ürünlerinde bahsettik.  Cebinde parası olanlar için her zaman daha iyi yatırım seçenekleri  vardır.  Yatırım miktarı artıkça rekabet edeceğiniz kişi sayısı azalır. Örneğin çorap ürettiğinizi varsayalım. O zaman sadece Türkiye içerisinde küçüklü büyüklü en az 15.000 rakibiniz var demektir.  Ama eğer çimento üretiyorsanız bu rakam  80 ‘ e düşer hatta bölge bazlı düşündüğünüzde 3-4 civarıdır.

O zaman cebinde iyi parası olanlar için bir  iş fikri önermek istiyorum. Hazır beton tesisi kurmak.

Gözümüzü hemen çok yükseklere dikmeyelim. Ortalama saatlik 100 metreküplük bir tesisi  yatırımı için ; Hazır beton santralı + beton pompası + 4 mikser’ den oluşan orta çaplı bir yatırımı göz önüne alalım. Böyle bir tesis için gözden çıkarmanız gereken miktar ( arazisi dahil ve en az 2000 metrekare olmalı) en az 2 milyon TL olmalıdır. ( eski parayla 2 trilyon TL).

Santralı ikinci el almanızı ama başınızı ağrıtmamak adına pompaları ve mikserleri sıfır ya da sıfıra yakın almanızı öneririm. Sektörde çok fazla yetişmiş eleman yok ama bulunur.
Bu kadar yatırımı yaptık yeter mi?, yetmez en az 1 milyon TL’de cebinizde olmalı. Fakat bu miktarı banka kredisiyle karşılayabilirsiniz. Çünkü eğer bu miktara ihtiyacınız varsa demek ki iş yapıyorsunuzdur. İş yapılıyorsa gelir de vardır o zaman riske girilebilir.

Peki ne kadar kazanabiliriz. Çok hayalci olamadan tutturulabilecek bir hedefi göz önünde bulunduralım. (s.b) Saatlik 100 metreküplük bir beton santralini günlük 8 saat ve yıllık 200 gün full işlettiğinizi varsayalım ( 200 gün dedim ve size ense yapmak için 165 gün verdim, yani 165 gün iş olmadığını diğer bir deyişle tık olmadığını varsayalım  )

Şimdi kazancımıza bakalım 100 x 8 x 200 = 160.000 metreküp. X 80 TL ( kdv hariç ) = 12,8 milyon TL senelik ciro , ortalama karınız %15.  12,8 * %15 = 1,92 milyon TL. İyi elemanlarla ve onlara verilen iyi maaşları bile göz önüne alsanız, vergisiydi, diğer giderleriydi derken elinize 1 ile 1,5 milyon TL arasında geçmesi  gayet mümkün gözükmektedir.  

Bu arada genelde satışlarda en geç 1 aylık çektir.

06.11.2013

5 Kasım 2013 Salı

Zeytincilik

Zeytincilik

Ülkemiz dünyadaki zeytin ağaç sayısı bakımından 2.sırada. Zeytine fidesinden ,gübresine, kilogram başına üretimine kadar bir çok destek verilmektedir. Burada devletimizin amacı zeytin üretimindeki gücümüzü verimli kullanıp bu sektörde belirleyici ülkelerden birisi olmaktır. Eğer dünya pazarının merkezini ülkemize kaydırabilirsek, pazarlama sorununu çözebiliriz.

Şimdi burada zeytini üretmek için gerekli toprak hazırlığı, fide maliyeti, iklim koşullarına girip bloğumu açık öğretim formuna sokmak istemiyorum.

Zeytincilikte hoşuma giden ve başarılı olabilecek bir üretim tekniğinden bahsetmek istiyorum.
Zeytincilikte en büyük maliyet kalemi zeytinin toplanmasıdır. Bu çok emek istediği için zeytinde kazanç miktarını etkilemektedir. Yani toprak sahibi 1 sene boyunca baktığı zeytininden para kazanabilmesi için bu zeytini toplatmaya toplam satışının yüzde 25 -30’unu vermektedir.  Küçük arazilerde yapılan verimsiz üretimlerle ve de var yılı yok yılı da hesaba katılınca pekte kazançlı bir yatırım gibi gözükmemektedir.

Ülkemizde ağaç başına kg verimi 10-12 kg iken bu rakam ispanya gibi ülkelerde iyi ıslah edilmiş cinslerle 70 – 80 kg. a çıkmaktadır. Bu ülkelerde yok yılında bile 20 – 30 kg verim elde edilmektedir.

Evet o zaman sorunun cevabı aslında karşımızda. Eğer iyi cinslerle üretim yapılıp bir toplama işine çözüm bulunursa karlı bir üretim elde edilir.

Benim de bahsetmek istediğim bu tarz bir üretim. Artık zeytini toplayan hem de çok hızlı toplayan makineler var. Traktöre takılan bir aparat ( aşağıda resmi var ) ile zeytinini iki yanından ve üzerinden geçerken zeytini silkeleyip düşen zeytini de konveyör vasıtasıyla yandaki traktöre aktararak çok verimli ve hızlı bir zeytin toplanması mümkün.

Şimdi bu verilerden yola çıkarak düz mantık şöyle bir zeytin yatırımı hesap edelim:
100 dönüm arsa için düşünelim. 100 dönüme 3500 ağaç yağlık zeytin dikebiliriz.
Bu zeytinler 4- 5 yaşlarından sonra ekonomik verim vermeye başlarlar.  8- 10 yaşından sonra tam verim verirler.

Burada ziraat fakültelerimizde geliştirilen iyi cinsler seçerek var yılı yok yılı ortalaması 15 kg’a kadar verim verecek seviyeye  8 - 9 yıl içerisinde çıkarabiliriz. ( bu arada gelir elde etmeye 3.yıldan sonra başlanır )

Bakımı kolay ; Senede 2 defa toprağın sürülmesi, zeytin için gerekli gübrede 3 yılda bir verilmesi ve çok kurak aylar da ( bu genelde 2 - 3 ay gibidir )  Bu senede 6 sulamaya karşılık gelir. Birde budamasının yapılarak ağacın gücünün ve veriminin artırılması. Zeytin güçlü bir ağaçtır bu kadar bakım yeterli olur. Tek işi bu olan birisi bu saydıklarımın hepsini tek başına yapabilir. Ekstra bir işçiye gerek yoktur. ( bu işi yapmak için koca bir seneniz var )  

Gelelim makine yatırımına : benim tavsiyem bu toplama aparatı + 2 adet traktör alınmalı. Toplama aparatının tam fiyatını bilmiyorum ama 300.000$’dan daha fazla değildir.

Eğer böyle bir makine yatırımınız varsa 100 dönüm zeytininizi  3500 adet ( 1 kişi yandaki traktörü sürmeli ) 2 kişi ile  4 – 5 günde toplarsınız. Evet bu makine ile bunu yapabilirsiniz. Hem de bu kadar az kişi ile

Böyle bir aparatla küçük bahçelerin toplama işini yaparak ta para kazanabilirsiniz !!
3500 adet zeytin tam verime geçtiğini var sayalım, var yılı yok yılı ortalaması 15 kg’dan 15*3500=52.500kg yağlık zeytin toplarsınız. %40 yağ çıktığını varsayalım. %40*52500= 21.000 kg zeytinyağı. Bu zeytinyağının piyasa değeri yaklaşık 120.000TL kadardır.
Burada gübre maliyeti, mazot gideri dediğinizi duyar gibiyim. Devlet teşvikleri ve zeytin küspesinden kazancınız ile bunların hepsini karşılarsınız.

Bu şekilde uygulanırsa iyi bir yatırım. Zeytinyağı peşin satılır çünkü. Ailece bu işi yapmanızı tavsiye ederim. Hem para kazanırsınız hem de elinizdeki arazinin değeri artar. Hem de dediğim gibi bu aparatla diğer bahçelerin zeytinin toplar yine kazanırsın.
05.11.2013


4 Kasım 2013 Pazartesi

Çiğköftecilik

Çiğköftecilik


Belki de koyulan sermaye / getiri endeksine göre en karlı yatırım. Az bir bedelle işe girilebilmesi en cazip yönü. Bayilik te alınabilir, kendinizde yapabilirsiniz.  Küçük bir dükkan bile kiralasanız bile yeterlidir. Çiğköftenin yanında satılan ayran, kola vs içeceklerden 100% kazanırsınız. Ucuz olması sebebiyle çok satılabilecek bir ürün.


Bu işte başarı bence iyi malzeme seçimi. Ekmeğinden bulguruna salçasına en kalitelisiyle yapılırsa müşteri  kitlesi hızlı bir şekilde oluşturulabilir.  Kalabalık yerlerde para basar ( sanırım yeterince gaz verdim :) )

1 Kasım 2013 Cuma

BEBEK VE ÇOCUK GİYİM

BEBEK VE ÇOCUK GİYİM

Benim yine karlı ve yatırım yapılmaya uygun olarak gördüğüm bir sektör.
Sektörün genel yapısına bakıldığında Türkiye genelinde nüfusun %25’i 15 yaş ve altında.
Bu 19 milyon kişiye karşılık gelmekte. Sektörün Türkiye içerisindeki genel büyüklüğünün 5 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.

ve bence en önemli  veri  ise sektörün her sene %15 büyüme kaydetmesi !!
Bir sektörde büyüme varsa her zaman kazanç vardır.
Bu sektörden nasıl para kazanabiliriz? Birçok alternatifi düşünülüp geliştirilebilir.
Bana mantıklı gelen alternatiflere göre şu şekilde bir sıralama yapabilirim :
a)      Bayilik alıp dükkan açmak
b)      Bayilik almadan dükkan açmak
c)       Küçük atölye tarzı üretimle sektöre girmek
Bu alternatifleri  sırasıyla değerlendirirsek işi hiç bilmeyen, az bilen ve riski az almak isteyenler için en cazip yöntem iyi bir firmanın bayiliğini almaktır.


Burada şu noktaya dikkat çekmek istiyorum, her işte olduğu gibi bu işte de hemen kazanç diye bir şey sök konusu değildir.  Mutlaka her girişimci yaptığı yatırımdan bir sene para kazanmamayı göze alabilmelidir. Bu nokta tüm girişimlerde önemli. Eğer hemen para kazanmayı ve kara geçmeyi düşünürsek tüm işlerde hayal kırıklığı yaşarız. Bu da motivasyonumuzu derinden etkiler ve sonunda büyük ihtimalle başarıya ulaşılması mümkün olan işler bile düşünme şeklimizden dolayı hüsran olur.

Bayilik almaktan bahsediyorduk. Evet bayilik almak riski azaltma açısından akıllıca bir yöntemdir. Bir sene kara geçmediğimizi göz önüne alarak bu işin bize getirisi ve götürüsü büyük bir ihtimalle şöyle olacaktır:

İyi bir firma size bayilik vermezden önce iyi bir yerde dükkanınız olup olmadığına bakar. ( zaten başka türlü de para kazanamazsınız ) Eğer kiraladığınız ya da sahibi olduğunuz dükkan iyi bir konumda ise 70.000 TL ile 200.000 TL arasında bir yatırıma hazırlıklı olmalısınız. Seçtiğiniz firma reklam yapan ve profesyonel bir firma olmalıdır. Eğer böyle olursa sizi satış konusunda yönlendirebilirler hatta çalıştıracağınız elemanlarınızı eğitebilir hatta bulabilirler.  Bu zaten sizi bu işe başlamazdan önce bir iki adım önde başlatır. En iyi ihtimalleri göz önüne aldığınızda aylık 70.000 Tl gibi bir satış rakamına ulaşabilrsiniz. Size firma genelde yüzde 30 kar marjı verir  ( reklamı,katkı payı düştükten sonra ) . Bu da 70.000 x %30 = 21.000 TL yapar. Kirası, çalışanı vergisi elektiriği , suyu ,yemeği, muhasebecisi derken  elinize geçecek rakam  4000 – 6000 TL arasında olur. Tabi bu ortalama kazançtır. Dükkan sizinse iş değişir,dükkan kirası cebinizde kalır. Yeri çok iyi ise, ürünleriniz kaliteli ya da iyi bir markanın ürünleri ise  satışlar çok daha yüksek olur…vs..

Diğer bir husus bayilik almadan dükkan açmak. Bu işi bilmeyen biri için zaten çok zor ya da sonu hüsran olacak bir iştir. Ama eğer bu sektöre girmeyi kafaya koyduysanız size tavsiyem , gidip bu tarz satış yapan bir yerde bir sene tezgahtarlık yapın.

İşi öğrenmeniz açısından bu çok önemli. Hangi tarz ürünlerin tercih edildiğini , kaç liraya satılabileceğini, aylık satışın hangi bölgelerde ne kadar olabileceği konusunda oldukça fazla bilgi elde edersiniz.  O zaman  size bayilik almak yerine kendi markanızı oluşturmanızı tavsiye ederim. Hemen ne markası, milyonlarca dolar reklam gibi fikirlere kapılmayın!. Sadece göze ve kulağa hoş gelen bir isim, logo ve marka tescili yeterli. Size maliyeti marka tescil + tabelası dahil 1000 – 2000 TL’ye mal olur. İç dekorasyonu iyi bir markadan örnek alarak yapabilirsiniz. İç dekorasyon masrafı çok değişken bir harcama kalemidir. 5000 TL’den 150.000 TL’ye kadar harcanabilir

Sonra yapmanız gereken büyük markaların mal aldığı küçük atölye tarzı üretim yapan üreticileri bulmak. Bu işin zor kısmı. Diğer kısımları bayilik alıp çalışmakla aynı gibi. Belki bağlamız gereken sermaye kendi işinizde ilk başta biraz daha yüksek olur. Çünkü stoklu çalışmak zorundasınız. Yani bu  sefer ihtiyacınız olacak bedel  300.000 TL’nin üzerine çıkar. Fakat kar marjı kesinlikle çok daha yüksek olur.

Bir önceki örnek ile aynı ciroyu yaptığınızı varsayalım, yani 70.000 TL/ay. Bu sefer bu satıştan elde edeceğiniz kar 40.000 – 45.000 TL arasında olacaktır. Masrafları aynı düşünelim. 40.000 – 15.000 = 25.000 TL gibi bir kazanca sahip olursunuz. Burada diğer bir fark ise bayilik alarak bir yıl sonra para kazanmaya başlarsınız ama kendi işinizde tanınma sürecini de göz önüne alınca bu süre 2 -3 yıla çıkabilir.

Diğer bir kazanç alanı ise bu işin üretimini yapmak. Artan bir talep olması ve küçük bir atölye kurmanın  pek maliyetli olmaması üretim yapmayı da cazip kılıyor. Yatırım miktarının az olması cazip olsa da bilgi ve tecrübenizin fazla olması gerekir. En az aynı sektörde 2-3 yıl tecrübe sahibi olmak gerek. Yani hem işçi hem patron olabilmek lazım.

Yatırım 3 -5  bin TL ile başlayabilir.  Mali durumunuza , işinizi geliştirmenize göre yatırımı artırabilirsiniz. Eğer  iyi ürünler üretebilirseniz bu size zamanla iyi müşteriler kazandırır.  Az yatırım ile çok iyi gelir elde edebilirsiniz.

Ciroları iyi firmalar için tedarikçi çok önemlidir. Eğer büyük bir firmanın güveni kazanıp tedarikçisi olursanız, kısa zamanda işleriniz çok hızlı büyüyebilir ve tahmin edemeyeceğiniz kazançlara kavuşabilirsiniz. Tabi insan ilişkileri ve doğru kanalları kullanabilirseniz.